Regl Döneminde Nasıl Beslenilmeli

Regl Döneminde Nasıl Beslenilmeli

Regl Döneminde Nasıl Beslenilmeli

Sonbaharın getirdiği yorgunluk, halsizliğin üzerine birde regl dönemine yaklaştıysanız, sinirlilik, ağlama, depresif ruh hali, gerginlik, unutkanlık, bağ ağrısı, kilo alımı, ciltte akne oluşumu gibi durumları bu dönemde çok sık yaşıyorsanız bu yazıya bir göz atın derim.

Premenstrual sendrom (PMS), halk dilinde regl öncesi dönem kişilerde fiziksel, davranışsal ve duygusal bozukluklara neden olmaktadır. Bu tür şikayetlerin görülme oranı yetişkin kadınlarda  %25, adölesan (ergenlik)dönemde %90 oranındadır.

PMS çalışmalarının değerlendirildiği bir meta-analiz çalışmasında, PMS prevalansının en düşük %12 (Fransa), en yüksek %98 (İran) olduğu rapor edilmiştir.

PMS bazı ülkelerde suç hafifletici neden olarak görülmekte ve bu dönemlerde suç işleyen PMS’li kadınlar daha az ceza almaktadır.

Gerek fiziksel gerek psikolojik semptomları yüzünden PMS ile kadınların işe devamsızlıkları arasında bir ilişki olduğu, PMS’nin iş verimliliğini düşürdüğü gözlenmiştir.

PMS döneminde insülin reseptör sayısı foliküler fazdakinin iki katına çıkmakta ve bundan dolayı karbonhidrat toleransı artmaktadır. Menstrual dönemde tatlı yeme krizlerinin ortaya çıkma nedeninin bu olabileceği düşünülmektedir.

PMS’nin risk etmenleri:

  • Yaş: Gençlikte yaşanan semptom sayısı ve şiddetinin daha yüksek olduğu görülmekte, menopoza yaklaştıkça şiddetinin azaldığı rapor edilmektedir.
  • Stres: Yapılan çalışmalarda yüksek stres algısı düzeyleri ve stres düzeyindeki artış, PMS için risk etmeni olarak tanımlanmıştır.
  • Genetik: Premenstrual depresyon ve anksiyete kalıtımla ilişkili iken, PMS’ye bağlı ruhsal semptomların kalıtsal bipolar bozukluklar ve majör depresif bozukluklar ile ilişkili olmadığı bildirilmiştir.
  • Obezite: PMS semptomları ile Beden Kütle İndeksi (BKİ) arasında güçlü bir ilişki olduğu; BKİ’deki artışın başta ekstremitelerde şişlikler, abdominal kramp, sırt ağrısındaki artış olmak üzere, PMS semptomlarının sayı ve şiddetinde artış ile doğru orantılı olduğu bildirilmiştir.
  • Diğer Risk Faktörleri: PMS’nin eğitim durumu, evlilik durumu, çocuk sayısı, sosyoekonomik düzey gibi demografik özellikler ve sigara-alkol kullanımı, menstruasyona karşı negatif tutum ile ilintili olduğu bildirilmektedir.

Neler Yemeli ? Nelerden Kaçınmalıyız ?

Çay, kahve, kolalı içecekler gibi kafein açısından zengin içeriğe sahip olduğu bilinen

içeceklerin meme hassasiyeti, uykusuzluk ve sinirlilik gibi problemlere sebep olduğu gerekçesiyle aşırı alımdan kaçınılması gerektiği önerilmektedir.

Alkollü içecek tüketiminin ise PMS insidansı üzerinde direkt etkili bir etmen olmamasına ve hatta baş ağrısı ve premenstrual dönem ruh hali değişimlerinde olumlu etkisinin olabileceği öne sürülmesine karşın; erken yaşta ve uzun süreli alkol tüketiminin artmış PMS riskini artırabileceği bildirilmektedir.

Artan çikolata tüketme isteğinin altında çikolata içerisinde bulunan bazı ögelere (magnezyum, serotonin) duyulan ihtiyaçtan dolayı çikolata yeme isteğinin artması ve içerisinde bulunan bazı nörotransmitterler arzuladığı haz hissinin oluşmasını sağlamasındandır.

Süt tüketimi ile PMS ilişkisi incelendiğinde, abdominal şişkinlik, bazı yiyecekleri yeme arzusu ve genel iştah durumundaki artış, kramp, baş ağrısı, sosyal manada geri çekilme gibi semptomların süt tüketimiyle azaldığı saptanmıştır.

PMS’li kadınların şeker oranı yüksek yiyecekler ile atıştırmalık tüketiminin premenstrual dönemde arttığı gözlemlenmiştir.

Yüksek oranda yağ tüketiminin kandaki östrojen düzeyini arttırıp, PMS semptomlarını şiddetlendirdiği; doymuş yağın fazla alımının ise su tutulumunda bir artış meydana getirdiği saptanmıştır.

Omega-3 ve Mg tüketiminin artırılması da vücutta su tutulumunu engellemektedir.

PMS döneminde B grubu vitaminleri (özellikle B1 ve B2) artırılmalı, D vitaminin değerlerinin yeterli olup olmadığına baktırılmalı, E vitamini değerleri azlığı da depresif olmaya neden olmaktadır.

Bu dönemde kalsiyum östrojen dalgalanmalarını dengelemekte özellikle süt tüketimi artırılmalıdır.

Hem olmayan (bitkisel) kaynaklı demir alımının PMS riskini azalttığı, fitoöstrojenlerden soya proteinin tüketiminin aşırı yeme isteğini ve şişkinliği azalttığı gözlemlenmiştir.

Sodyum (Tuz) tüketimi bu dönemde su tutulumuna neden olabileceği gerekçesiyle azaltılmalıdır.

Bu dönemi ağrısız ve kilo almadan geçirmek için yeterli ve dengeli olarak beslenmeye dikkat etmelisiniz.

Diyetisyen Nurhayat GÖKTEPE

Soru, öneriler ve online diyet için: diyetisyenurhayat@gmail.com

Sosyal Medya Adreslerim;

Facebook: https://www.facebook.com/nurhayat.goktepe.370

Instagram: https://www.instagram.com/diyetisyenurhayat/

Twitter: https://twitter.com/diyetnurhayat

4 Yapraklı Yonca Diyeti yazımı okumak için TIKLAYIN

İlginizi Çekebilir

Yeşil Çayın Faydaları

Dyt.Nurhayat Göktepe

Uzmanlar Hangi Diyeti Öneriyor

Diyet Hocası

Uzmanlar Diyet için Neler Öneriyor

Diyet Hocası

''Bir Yorum Bırakın''